Nesnelerin İnterneti

Şöyle bir şey hayal edin. Sabah uyanıp bir toplantıya gideceksiniz. Gece kar yağmış ve hala devam ediyor. Akıllı telefonunuz hava durumu ve trafik bilgilerini alarak sizi 30 dakika erken uyandırıyor. Aynı zamanda arabanıza sinyal göndererek siz çıkmadan arabanın 15 dakika önce çalışmasını ve buzu eritmesini sağlıyor. Bu arada kahve makineniz de 30 dakika evvel çalışacak şekilde mesajı alıyor. Bu senaryo şu anda gerçek değilse de gerçek olmaya çok yakın. İnsanlar araya girmeden birbirleriyle habe

AKILLI MAKİNELERİN EVRİMİ

Makinelerin birbirleriyle haberleşmesi ve bu haberleşme sonucunda aksiyona geçmesiyle ilgili bilinen ilk çalışmalar 1999’da MIT Üniversitesinin Auto-ID merkezinde başladı. O tarihlerde bu merkez, şimdilerde yaygın olan Radyo Frekansı Tanımlama (RFID) teknolojisi üzerinde çalışıyordu. Bu merkezin direktörü olan Kevin Ashton ürünlerin üzerine kablosuz sensörler koyarak bunları internete bağlamakla ilgili “Nesnelerin interneti” tanımlamasını ortaya attı. Bu tanımlama daha sonra evler, binalar, yollar, arabalar, çiftlikler, eşyalar, cihazlar, inekler ve insanları da içerecek şekilde “Herşeyin İnterneti”ne dönüştü. Aradan geçen 13 yılda konuyla ilgili ciddi aşama kaydedildi.

Cisco’nun 2011 yılında yayınladığı bir raporda internete bağlı nesnelerin boyutu hakkında bilgiler ve öngörüler yer alıyor. 2003 yılında dünya nüfusu 6,3 milyarken internete bağlı cihazlar 500 milyon adet, 2010 yılında ise dünya nüfusu 6,8 milyarken internete bağlı cihazlar 12,5 milyar adet. İnternete bağlı cihazların dünya nüfusunu 2008-2009 arasında bir yerde geçtiği tahmin ediliyor. 2020 yılına dönük öngörü ise 7,6 milyarlık dünya nüfusuna karşılık 50 milyar internete bağlı cihaz! Bazı kaynaklar sayının 50 milyarı da ciddi şekilde geçeceği düşüncesinde.

İnternetle ilgili bu önemli gelişmeyi daha iyi kavrayabilmek için internet ve web’in gelişimine bakmak gerekiyor. İnternet, web’in üzerinde çalıştığı elektronik cihaz ve bağlantılardan oluşan fiziksel altyapıyı, web ise bunların üzerinde çalışan uygulamalardan oluşan üst yapıyı tanımlıyor. Web, akademik düzeyde kullanıldığı ilk aşamayı saymazsak dört aşamadan geçmiş durumda. İlk adımda şirketlerin bilgilerini sergiledikleri tek taraflı iletişim aşaması, ikinci adımda alışveriş gibi işlemlerin yapılabildiği ve amazon.com gibi web tabanlı şirketlerin yaygınlaştığı aşama, üçüncü adım insanların içerik yüklediği Facebook, Instagram gibi şirketlerin boy gösterdiği sosyal web aşaması, dördüncü adımda ise sosyalleşmenin ötesinde, kişiselleştirme ve lokalizasyonun da ön plana  çıktığı mobil web aşaması yer alıyor. Öte yandan internet cephesinde ciddi ilk evrimleşme nesnelerin interneti ile oluşuyor. Bu gelişme aynı zamanda interneti sıcaklık, titreşim, basınç, ışık, nem gibi parametreleri içeren duyusal bir şekle dönüştürüyor.

HAYATI YÖNETEN MAKİNELER

İnternet daha önce erişemediği yerlere giriyor. Hap şeklinde bir mikro-kamerayı yutan insanların bütün sindirim sistemi fotoğraflanabiliyor. Hollanda’da inovatif bir şirket, ineklerin kulaklarına sensörler yerleştirerek hareketleri ve durumlarıyla ilgili yılda 200’er megabayt bilgi üretmelerini ve sağlıklı ve bol et üretmelerini sağlıyor. Japonya’da bilboardlar geçenlere bakarak tüketici profillerine göre sergiledikleri mesajları anında değiştiriyor. GM, Onstar sistemiyle takip ettiği araçlara bir kaza anında müdahale edebiliyor, anahtar içerde unutulursa uzaktan kapılarını açabiliyor. Evcil hayvanlara, anahtar veya değerli eşyalara takılabilen etiketlerle kaybolduklarında yerleri bulunabiliyor. Bu uygulama küçük çocuklar veya alzheimer hastaları için de kullanılabilir nitelikte. Nest markalı termostat, sizin sıcaklık tercihlerinizi öğreniyor ve bir süre içinde evin sıcaklığını kendisi kontrol etmeye başlıyor. Glowcaps ilaç kutusu, ilaç almanız gereken saati biliyor ve zamanını geçirirseniz kutunun kapağı ışıldamaya başlıyor, sonra ötüyor, sonra daha kuvvetli ötüyor, sonra da sizi telefonunuzdan arıyor.

Nesnelerin akıllı hale gelmesinin insanlar ve şirketler için değer yaratacak birçok potansiyel uygulaması var. Üretim sürecinin hassasiyetini artırarak maliyetleri düşürme, ürünleri etiketleyerek kullanımlarını izleme ve hatta kullanıma göre fiyatlandırma, araçlara uygulayarak sigorta primlerini kullanıma göre belirleme, reklam ve satış tekliflerinin tek tek kişilere dönük yapılabilmesi, insanların uzaktan medikal takibini yapma ve zamanında müdahale etme, otomobillerde otomatik frenlemeyle kazaların önlenmesi, yaşlılara uzaktan fotoğraf gönderilebilen dijital çerçeve ve yazıcılar bunlardan yalnızca bazıları. Açıkçası olası uygulamalar hayal gücüyle sınırlı.

Nesnelerin internetinin yaygınlaşabilmesi için bazı konuların bugünkünün ötesinde ele alınması gerekiyor. Öncelikle her şeyin internete bağlı olması güvenlik açığı potansiyelini ve özel hayatın korunması endişelerini artırıyor. Ayrıca network teknolojileri ve protokollerinin de çok yüksek veri akışını kaldıracak şekilde gelişmesi şart.

Kaynak: Capital Dergisi, Nisan 2013